Endonezya’nın yeni Maliye Bakanı Suahasil Nazara, 2026 bütçe açığı tahminini yüzde 2,85’te tutacağını açıklarken maliye politikasında süreklilik ve disiplin sözü verdi.
Endonezya’da göreve yeni atanan Maliye Bakanı Suahasil Nazara, ilk basın toplantısında maliye politikasında süreklilik mesajı verdi. Nazara, 2026 yılı bütçe açığı görünümünü değiştirmeyerek yatırımcı güvenini yeniden güçlendirmeyi ve kamu maliyesine ilişkin kaygıları sınırlamayı hedefledi.
Devlet Başkanı Prabowo Subianto, hafta içinde Purbaya Yudhi Sadewa’yı görevden alarak yardımcısı Suahasil Nazara’yı maliye bakanlığına getirdi. Böylece Prabowo yönetiminde iki yıldan kısa sürede üçüncü kez maliye bakanı değişmiş oldu. Bu hızlı değişim, yeni dönemin ilk sınavını politika çizgisinin korunması haline getirdi.
Suahasil Nazara, yasal mali kural uyarınca bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 3’ünü aşmaması gerektiğini yineledi. Bakan, mali kurallarda olası değişikliklerin parlamentoda yapıcı bir zeminde ele alınmasını istedi. Kamu bütçesinin güvenilir kalması gerektiğini belirten Nazara, gelirlerin güçlendirilmesini ve harcamaların daha etkili, üretken ve verimli kullanılmasını savundu.
Maliye Bakanlığı’nın temel senaryosuna göre 2026 yılı bütçe açığı tahmini gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2,85’i seviyesinde tutuluyor. Ocak-ağustos döneminde açık 240,1 trilyon Endonezya rupisi, yani gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 0,93’ü olarak hesaplandı. Bu oran yılın tamamına ilişkin tahminin altında olsa da gerçekleşme, yılın kalan aylarındaki gelir ve harcama performansına bağlı olacak.
Endonezya hükümeti ağustos sonuna kadar 2.055,6 trilyon rupilik gelir topladı. Gelirler geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,4 arttı. Harcamalar ise yüzde 17,1 yükselerek 2.295,7 trilyon rupiye çıktı. Yakıt sübvansiyonlarının maliyeti 331,4 trilyon rupiye ulaştı ve bu kalem geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 52,1 artış gösterdi.
Öğrenciler ile hamile kadınlara yönelik beslenme programı için ağustos sonuna kadar 134,2 trilyon rupi harcandı. Programın 2026 yılı bütçesinde öngörülen toplam tutarı 229 trilyon rupi. Vergi iadeleri de mali yönetimin gündeminde yer aldı. Ağustos sonu itibarıyla fazla ödenen vergiler için yapılan iadeler 191,82 trilyon rupi oldu ve yıllık bazda yüzde 37 geriledi.
Önceki bakan Purbaya’nın başlattığı uygulamalardan biri, kamu kaynaklarının merkez bankası yerine kamuya ait ticari bankalarda tutulmasıydı. Bu adımın bankacılık likiditesini ve ekonomik büyümeyi desteklemesi amaçlandı. Ancak uygulama, para politikası kararlarını veren çevrelerde soru işaretleri oluşturdu.
Suahasil Nazara, bankalarda en az 200 trilyon rupinin Temmuz 2027’ye kadar tutulmasına dayanan yaklaşımın süreceğini açıkladı. Bakan, olası para çekme işlemlerinin finansal istikrarı korumak için önceden ve açık biçimde duyurulacağını söyledi. Bu açıklama, yeni yönetimin hem likidite desteğini hem de piyasalara öngörülebilirlik mesajını korumak istediğini gösterdi.
Resmî açıklamalarda yeni bakanın kamu maliyesini sağlam ve güvenilir tutma, bütçeyi büyümeyi destekleyen bir araç olarak kullanma ve açığı yüzde 3’ün altında tutma hedefleri öne çıkıyor. Bağımsız değerlendirmeler ise bakan değişikliğinin tek başına mali baskıları çözmeyeceğine dikkat çekiyor. Gelir kapasitesinin sınırlı kalması, borçlanma ihtiyacı, enerji sübvansiyonları ve yüksek harcama talepleri açığın yönetilmesini zorlaştırabilir.
Bu nedenle yüzde 2,85’lik tahmin kesinleşmiş sonuç değil, mevcut koşullara dayanan bir görünüm olarak okunmalı. Maliye politikasında süreklilik mesajının güvene dönüşmesi, yıl sonuna kadar gelirlerin artırılması, harcamaların verimliliğinin korunması ve yeni mali kuralların nasıl ele alınacağına bağlı olacak. Suahasil Nazara’nın ilk açıklamaları yönü ortaya koysa da uygulamanın sonucu henüz izlenmeyi bekliyor.
Yeni bakanın mesajları, yönetimin yatırımcı güvenini yeniden kurma çabasının parçası olarak öne çıktı. Yüksek küresel faiz oranlarına rağmen Endonezya ekonomisinin dirençli kaldığını söyleyen Nazara, güvenilirliğin yalnızca mali kararlarla değil, kamuoyuna düzenli ve tutarlı iletişimle de korunması gerektiğini vurguladı.
Prabowo yönetiminin seçim dönemindeki maliyetli vaatleri ve sınırlı mali alan, kamu harcamalarının yönüne ilişkin tartışmayı büyüttü. Yıl içinde sermaye çıkışlarının hızlanması ve Fitch ile Moody’s kuruluşlarının ülkenin kredi görünümüne ilişkin uyarıları da politika öngörülebilirliğini piyasaların merkezine taşıdı. Bu tablo, bütçe açığı hedefi korunurken harcama önceliklerinin daha yakından izleneceğine işaret ediyor.
Devlet bankalarında tutulan kamu kaynaklarıyla ilgili karar da bu çerçevede önem taşıyor. Uygulama bankacılık sistemine likidite sağlama ve büyümeyi destekleme amacı taşısa da para politikasını yürüten çevrelerin kaygılarını artırdı. Nazara’nın para çekme işlemlerinin önceden duyurulacağı sözünü vermesi, piyasalardaki belirsizliği azaltmaya yönelik bir güvence olarak değerlendiriliyor.