Dünya Liderleri, Orta Doğu ve Ukrayna Savaşları Gölgesinde BM Genel Kurulu İçin New York’a Dönüyor

Yaklaşık 130 lider, Orta Doğu ve Ukrayna savaşları sürerken BM Genel Kurulunda yapay zekâ, güvenlik ve küresel ekonomi başlıklarını görüşmek üzere New York’ta buluşuyor.

Dünya Liderleri, Orta Doğu ve Ukrayna Savaşları Gölgesinde BM Genel Kurulu İçin New York’a Dönüyor
REKLAM ALANI
Yayınlama: 20.09.2026
0
A+
A-

Dünya liderleri, Orta Doğu ve Ukrayna’daki savaşların uluslararası düzeni zorladığı bir dönemde BM Genel Kurulu için New York’ta buluşuyor. 21-28 Eylül arasındaki yüksek düzeyli hafta, Birleşmiş Milletler’in 193 üyeli yapısının çatışmalar, yapay zekâ ve ekonomik baskılar karşısında ortak zemin üretip üretemeyeceğini sınayacak.

Yaklaşık 130 devlet ve hükümet başkanının katılması beklenen toplantılarda ABD Başkanı Donald Trump’ın Genel Kurul kürsüsüne ikinci kez dönmesi öne çıkıyor. Görüşmelerin merkezinde Orta Doğu ve Ukrayna’daki savaşların yanı sıra yapay zekânın denetimi bulunuyor.

BM Genel Kurulu Savaşların Gölgesinde Toplanıyor

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres için bu toplantı, görev süresinin yıl sonunda tamamlanacak olması nedeniyle son yüksek düzeyli Genel Kurul haftası niteliği taşıyor. Guterres, liderlerle temaslarında Orta Doğu’da gerilimin düşürülmesini, Hürmüz ve Babülmendep geçişlerinde seyrüseferin korunmasını ve Ukrayna’da ateşkes arayışını gündeme getirmeyi planlıyor.

Toplantının arka planında örgütün etkisi ve mali durumu hakkındaki tartışmalar da var. Washington, Genel Kurul’daki oy hakkını kaybetmemek için düzenli bütçeye 725 milyon dolar ödeme yaptı; ancak Birleşmiş Milletler’e bir milyar dolardan fazla borcu bulunduğu ve kesintiyle reform talebini sürdürdüğü bildiriliyor.

Genel Sekreter’in halefine ilişkin süreç de belirsizliğini koruyor. 80 yıllık örgütün yeni yöneticisi için henüz açık bir favori bulunmaması, savaş dosyalarının yanında kurumsal liderlik meselesini de haftanın başlıklarından biri hâline getiriyor.

Orta Doğu Gündemi Çok Katmanlı

Orta Doğu başlığında ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın bölgesel istikrarı ve küresel fiyatları etkilemesi bekleniyor. Yemen’de Husilerin son kazanımlarının, enerji taşımacılığı açısından kritik Babülmendep Boğazı’ndaki gemi trafiğini tehdit ettiği; bunun da enerji maliyetlerinde yeni artışlara yol açabileceği değerlendiriliyor.

Guterres, Yemen’de askeri çözümün zorluğuna dikkat çekerken Birleşmiş Milletler’in Yemen özel elçisinin müzakereleri ilerletmek için yoğun çaba gösterdiğini söyledi. Bununla birlikte İran ile ABD’nin karşılıklı saldırıları sürerken barış görüşmelerinin durduğu ve Washington yönetiminin çatışmayı büyütme tehdidinde bulunduğu aktarılıyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın çarşamba günü Genel Kurul’a hitap etmesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ise perşembe günü konuşması bekleniyor. Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’ın New York’a şahsen katılmak yerine video bağlantısıyla konuşmasına izin verildi; Sudan’daki çatışma için de Genel Kurul marjında üst düzey bir toplantı yapılması gündemde.

Yapay Zekâ İçin Ortak Kurallar Aranıyor

Yapay zekâ, bu yıl diplomasi gündeminde savaşlar kadar öne çıkan bir diğer dosya olacak. Teknoloji şirketlerinin yöneticileri, sistemlerin insan denetiminden çıkabilecek kadar hızla geliştiği uyarısıyla geliştirme çalışmalarına eşgüdümlü bir yavaşlama çağrısı yaptı.

Guterres, yapay zekâ alanında ülkelerin ortak güvenlik sınırları oluşturmasını istiyor. Birleşmiş Milletler 2023’te teknoloji yönetişimi için teknoloji yöneticileri, kamu görevlileri ve akademisyenlerin yer aldığı bir danışma organı kurmuştu; bu yılki toplantıda ise ortak kuralların nasıl uygulanabileceği tartışılacak.

Yapay zekâ konusunda Washington ile Birleşmiş Milletler arasında yaklaşım farkı da bulunuyor. Trump, teknolojinin risklerine ilişkin uyarıları reddederken Guterres, denetimsiz bir yarışın küresel ölçekte ağır sonuçlar doğurabileceği görüşünü savunuyor.

Ukrayna, Gıda ve Enerji Güvenliğiyle Birlikte Ele Alınacak

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı dört yılı aşan savaşı, Genel Kurul’un bir başka ana başlığı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un konuşma yapması beklenirken, Kiev yönetiminin zor geçmesi beklenen kış öncesinde uluslararası desteği korumaya çalışacağı belirtiliyor.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi Rusya’nın veto yetkisi, Konsey’in savaşı sona erdirecek ortak bir karar almasını engelliyor. Bu nedenle Genel Kurul konuşmaları, bağlayıcı bir karar üretmese de ülkelerin savaşın bölgesel güvenlik ve uluslararası hukuk üzerindeki etkisine ilişkin tutumlarını açıkça ortaya koyacak.

Guterres, Ukrayna’daki çatışmanın siviller üzerindeki sonuçlarının yanında gıda ve enerji fiyatlarını da ağırlaştırdığını vurguluyor. Karadeniz’deki fiilî ablukanın Ukrayna ve Rusya’dan gıda, gübre ve enerji ihracatını aksattığını belirten Genel Sekreter, ticaretin güvenli biçimde sürmesi için bir yol bulunması gerektiğini söylüyor.

Kürsüdeki Katılım, Kulislerdeki Pazarlıklar

Genel Kurul haftasının takvimi, salı günü açılış konuşmalarıyla başlayıp 28 Eylül’e kadar sürecek. Brezilya, geleneksel uygulama gereği genel tartışmada ilk ülke olarak konuşacak; Trump’ın ardından İran, Ukrayna, Rusya, İsrail ve Filistin başlıkları farklı günlerde kürsüye taşınacak.

Katılım listesi, toplantının siyasi ağırlığını gösterirken aynı zamanda diplomatik önceliklerdeki ayrışmayı da yansıtıyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping New York’a gitmek yerine perşembe günü Washington’da Trump’la baş başa görüşmeye hazırlanıyor; Hindistan, Almanya ve Güney Afrika liderlerinin de üst düzey temsilci göndermesi bekleniyor.

Şi’nin toplantıya katılmaması, dünyanın en büyük güçleri arasındaki diplomasinin bir bölümünün Birleşmiş Milletler binasının dışına taşınacağı anlamına geliyor. Trump ile yapılacak Washington görüşmesinin, Genel Kurul’un küresel krizleri ele alma kapasitesi hakkındaki tartışmayı daha da görünür kılması bekleniyor.

Filistin tarafındaki temsil sorunu da bu gerilimin başka bir örneği. Abbas’a ABD tarafından yeniden vize verilmemesinin ardından Genel Kurul’un video konuşmasına izin vermesi, örgütün üye devletlerin kürsüye erişimi ve ev sahibi ülkenin yetkileri konusunda karşı karşıya kaldığı siyasi baskıyı ortaya koydu.

Genel Kurul konuşmalarında Güvenlik Konseyi’nin yapısı ve Afrika’nın temsil gücü de gündeme geliyor. Afrika ülkeleri, kıtanın Birleşmiş Milletler üyelerinin yaklaşık dörtte birini oluşturmasına rağmen Konsey’de daimi sandalyesi bulunmadığını vurgulayarak mevcut yapının günümüz güç dağılımını yansıtmadığını savunuyor.

Çatışmaların etkisi savaş alanlarıyla sınırlı kalmıyor. Liderler, Ukrayna ve Orta Doğu’daki gelişmelerin gıda ve enerji fiyatlarını yükselttiğini, deniz taşımacılığındaki kesintilerin uzak ülkelerde bile yaşam maliyetini artırdığını belirterek diplomatik gündemin ekonomik boyutuna dikkat çekiyor.

Birleşmiş Milletler’deki tartışmalar, örgütün yalnızca savaşları durdurma kapasitesine değil, uluslararası kuralların inandırıcılığına da odaklanıyor. Ukrayna’daki saldırıların bölgesel güvenliği ve küresel gıda tedarikini tehdit ettiği, Orta Doğu’daki çatışmaların ise enerji hatları ve ticaret yolları üzerinden daha geniş bir etki yarattığı ifade ediliyor.

Bu nedenle New York’taki haftanın sonucu tek bir anlaşmayla ölçülmeyecek. Kürsüdeki açıklamalar, Güvenlik Konseyi’ndeki veto dengesi ve liderlerin kapalı görüşmeleri, Birleşmiş Milletler’in krizler karşısındaki hareket alanına ilişkin tabloyu birlikte şekillendirecek.

Güvenlik Konseyi’nde Ek Toplantılar Planlanıyor

15 üyeli Güvenlik Konseyi’nin Ukrayna, yapay zekâ ve Orta Doğu konusunda yüksek düzeyli oturumlar düzenlemesi bekleniyor. Arap ülkelerinin liderleriyle yapılabilecek temaslar ile Ukrayna başlığındaki oturum, Genel Kurul’un genel tartışmalarını Konsey diplomasisiyle birleştirecek.

Bu temaslar, Birleşmiş Milletler’in krizlerdeki rolünün yeniden tartışıldığı bir döneme denk geliyor. Genel Kurul haftasında farklı ülkelerin liderleri örgütün barış ve güvenlik kapasitesini eleştirirken, bazıları da rakip tarafların aynı masa etrafında konuşabildiği tek küresel forumun korunması gerektiğini savunuyor.

New York’taki program yalnızca kürsü konuşmalarından oluşmayacak; liderler ve bakanlar arasında yüzlerce ikili görüşme yapılacak. Savaşların aynı anda birden fazla bölgeyi etkilemesi, yapay zekânın sınır ötesi sonuçları ve ekonomik baskıların artması, bu görüşmeleri Genel Kurul haftasının belirleyici diplomasi kanallarından biri hâline getiriyor.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.