Venezuela hükümeti ile muhalefetin bir kanadı, İngiltere Merkez Bankası’ndaki yaklaşık 4 milyar dolarlık altının ABD’ye taşınması için görüşüyor. Olası düzenleme henüz kesinleşmedi ve Londra’daki hukuki süreç devam ediyor.
Venezuela altını konusundaki görüşmelerde hükümet ile muhalefetin bir kanadı, İngiltere Merkez Bankası’nda tutulan yaklaşık 4 milyar dolar değerindeki rezervin ABD’ye taşınması konusunda anlaşmaya yaklaşıyor. Görüşmelerde öne çıkan plana göre rezerv, New York Federal Rezerv Bankası’na aktarılabilecek; fonlar üzerindeki erişim ve kullanım ise ABD denetimine tabi olacak. Henüz kesinleşmiş bir anlaşma ya da tamamlanmış bir transfer yok.
Görüşmeler, 2015’te oluşturulan ve muhalefetin öncülük ettiği yasama organının üyeleri ile geçici hükümet arasında yürütülüyor. Ülkenin geçici yönetimine Delcy Rodriguez başkanlık ediyor. Taraflar yalnızca altın rezervinin akıbetini değil, siyasi sistemin yeniden düzenlenmesini ve ekonominin canlandırılmasını da ele alıyor. Petrol anlaşmaları ile kapsamlı bir borç yeniden yapılandırması, görüşmelerin daha geniş ekonomik gündemindeki başlıklar arasında yer alıyor.
Muhalefet kanadının talebi, rezervin kullanımı için şeffaf bir denetim çerçevesi oluşturulması. Görüşmelere yakın bir kaynağa göre muhalefet, ABD gözetimi ve projelerin harcamalarının tek tek onaylanacağı açık bir mekanizma istiyor. Tarafların üzerinde uzlaşmaya yaklaştığı modelde Venezuela hükümetine altın üzerinde hukuki kontrol tanınması, ancak varlığın hemen satılamaması öngörülüyor. Böylece yönetim, rezervi doğrudan harcamak yerine kamu borçlanmasında teminat olarak kullanabilir.
Görüşmelere yakın kaynaklar, altının New York Fed’e taşınmasının önerilen seçenek olduğunu, başka bir kaynağın ise fonların ABD Hazine Bakanlığı tarafından yönetilebileceğini belirtti. Bu ayrıntılar, müzakereler hakkında bilgi sahibi kişilerin aktardıklarına dayanıyor. Venezuela iletişim bakanlığı ve görüşmelere katılan muhalefet kanadı, konuya ilişkin yorum talebine hemen yanıt vermedi; New York Fed’den de hemen açıklama alınamadı.
İngiltere Merkez Bankası, Venezuela’ya ait yaklaşık 31 metrik ton altını yıllardır kasalarında tutuyor. Rezervin serbest bırakılmamasının arka planında, İngiltere’nin 2018’deki seçimlerin hileli olduğunu söyleyerek dönemin muhalefet lideri Juan Guaido’yu desteklemesi bulunuyor. Bu siyasi tutum, altın hesabında kimin ülkeyi temsil etme ve varlık üzerinde talimat verme yetkisine sahip olduğu konusunda hukuki bir mücadeleye dönüştü.
Muhalefetin öncülüğündeki paralel merkez bankası yönetim kurulu, külçeler üzerindeki yetki konusunda İngiltere’de açtığı davadan geri adım attı. İki muhalefet kaynağı, kurulun avukatlarının Caracas’taki yeni müzakere turu öncesinde davadan çekildiğini aktardı. Bu gelişme, anlaşma çabalarına alan açmış olabilir; ancak hukuki ihtilafın sona erdiği anlamına gelmiyor.
İngiltere Merkez Bankası, hesap üzerinde kimin hukuki yetkiye sahip olduğunu açıklayan yeni bir mahkeme kararı olmadan altınla ilgili işlem yapamayacağını bildirdi. Tarafların uyuşmazlığı çözmek için İngiliz mahkemesine başvurması gerekiyor.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı, hukuki davanın tarafı olmadığını ve mahkemelerin bağımsız olduğunu vurguladı. Bakanlık ayrıca Venezuela halkının iradesini yansıtan demokratik bir iktidar geçişine yönelik uzun süredir izlediği desteği yineledi. Bu açıklama, diplomatik yaklaşım ile altının kime teslim edileceğine ilişkin yargı sürecinin birbirinden ayrı yürüdüğünü ortaya koyuyor. Londra’nın Caracas ile diplomatik ilişkilerini bu hafta yükseltmesi, müzakerelere yakın bir kaynağa göre süreci hızlandırabilecek bir unsur.
Altının serbest bırakılması halinde kaynak, hazinenin yeniden yapılanma harcamalarını finanse etmesine yardımcı olabilir. Görüşmelerde öne çıkan fikir, rezervi hemen nakde çevirmek değil, kamu borçlanması için teminat olarak değerlendirmek. Bu ayrım önemli: hukuki kontrolün hükümete geçmesi, altının satışına veya gelirinin sınırsız biçimde kullanılmasına otomatik olarak izin vermeyebilir. Önerilen gözetim düzeni ve proje bazında onay şartı da kullanımın siyasi ve mali denetime bağlanabileceğini gösteriyor.
Venezuela, haziran ayındaki iki depremin ardından yeniden inşa ihtiyacıyla karşı karşıya. Cumhurbaşkanı vekili Rodriguez, göreve gelmesinden sonra altının serbest bırakılması için Kral Charles’tan yardım istedi. Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodriguez de geçen ay rezervlerin yeniden yapılanma amacıyla geri alınması üzerinde çalışıldığını söylemişti. Bu açıklamalar, hükümetin altın konusunu yalnızca eski bir mülkiyet anlaşmazlığı olarak değil, ekonomik toparlanma finansmanı aracı olarak sunduğunu gösteriyor.
Ülkedeki ekonomik baskı da görüşmelerin önemini artırıyor. Enflasyon, ağustos ayına kadar olan 12 aylık dönemde, başlıca para birimindeki değer kaybının etkisiyle yüzde 530’u aştı. Bu oran, rezervin muhtemel kullanımına ilişkin tartışmanın yüksek enflasyon ortamında yürüdüğünü gösteriyor; ancak altının tek başına fiyat artışlarını durduracağına dair bir güvence bulunmuyor. Kaynakların anlattığı plan, varlığın erişimini ve hangi amaçlarla kullanılacağını belirleme sürecine odaklanıyor.
ABD ile İngiltere’nin altına erişim konusunda olası yolları daha önce görüştüğü de müzakerelere yakın kaynaklarca aktarılmıştı. Bununla birlikte, Washington’un olası rolü, Londra’daki mahkeme sürecinin yerini almıyor. Birleşik Krallık makamları, altın üzerinde işlem yapılmasını sağlayacak hukuki yetkinin mahkeme kararıyla açıklığa kavuşması gerektiğini belirtiyor. Bu nedenle New York’a taşıma önerisi, tarafların üzerinde çalıştığı bir düzenleme olarak değerlendirilmeli; gerçekleşmiş bir taşınma veya kesinleşmiş bir karar gibi sunulmamalı.
Sonuç, tarafların siyasi mutabakatı kadar mahkemenin vereceği karara ve denetim şartlarının nasıl kurulacağına bağlı. Görüşmelerdeki ilerleme, yıllardır erişilemeyen rezerv için yeni bir seçenek ortaya koyuyor; buna karşın altının fiilen serbest bırakılması, aktarılması ve kullanılmasına ilişkin önemli aşamalar henüz tamamlanmış değil. Bu aşamalar netleşmeden Venezuela hükümetinin rezerv üzerinde hemen ve koşulsuz tasarruf edebileceğini söylemek mümkün değil.