Güney Sudanlı 19 yaşındaki Chan Mathok Atak, Fransa’dan İngiltere’ye 165 kişiyi taşıyan şişme botu kullandığını kabul etmesinin ardından Canterbury’de 27 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Manş Denizi’nde 165 göçmeni taşıyan tekneyi kullanan Güney Sudanlı Chan Mathok Atak, İngiltere’de 27 ay hapis cezasına çarptırıldı. Canterbury Kraliyet Mahkemesi’nde verilen karar, Atak’ın Fransa’dan İngiltere’ye yapılan tehlikeli geçişte küçük bir botu kullandığını kabul etmesinin ardından açıklandı. Reuters ve BBC’nin aktardığı bilgilere göre 19 yaşındaki Atak, Temmuz ayında yaşanan olayda başkalarını tehlikeye atma suçlamasını kabul etti.
Bu geçiş, Manş Denizi üzerinden küçük teknelerle yapılan yolculukların tehlikesini bir kez daha gündeme getirdi. Reuters’a göre Atak, Temmuz ayındaki seferde botu en az 90 dakika yönetti. Savcı, teknenin İngiltere’ye ulaşmadan önce yakalandığını ve yolcuların ciddi risk altında olduğunu mahkemede anlattı.
Ulusal Suç Ajansı yetkilisi John Turner, teknenin durdurulmaması halinde olayın çok sayıda kişinin ölümüyle sonuçlanabileceğini söyledi. Kararda, dümeni kullanan kişinin seyahati düzenlediğini gösteren kanıt bulunmaması ile teknedeki insanların güvenliğini üstlenmesi arasındaki ayrım da öne çıktı. Yargıç, Atak’ın yolculuğu planladığının kanıtlanmadığını kabul etti, ancak tekneyi kullananların yolcuların güvenliğinden sorumlu olduğunu belirtti. BBC’nin aktardığı üzere savunma, Atak’ın botun kalabalıklığına ve donanımına karar veren kişi olmadığını vurguladı.
Savcı James Harrison, botta Atak dışında 164 kişinin bulunduğunu, yolcular arasında 14 ila 17 yaşlarında 31 çocuğun yer aldığını mahkemeye anlattı. BBC’nin haberine göre en küçük çocuk 14 yaşındaydı. Savcılık, Atak’ın tekneyi en az 90 dakika boyunca kullandığını söyledi. Mahkeme, botun denizde İngiliz sınır güçleri tarafından durdurulmadan önce ciddi biçimde su almaya ve havası inmeye başladığını öğrendi.
Teknedeki iki motordan yalnızca biri çalışıyordu. Savcılığa göre botta seyrüsefer veya ilk yardım ekipmanı bulunmuyordu. Ulusal Suç Ajansı, teknenin aşırı kalabalık olduğunu, yiyecek, içme suyu ve ilaç imkanlarının sınırlı kaldığını ve can yeleklerinin yetersiz olduğunu bildirdi. BBC’nin aktardığı mahkeme anlatımında, yolculuğun neredeyse 24 saat sürdüğü ve botun yakıt bidonlarıyla akülerinin birbirine yakınlığının yangın riski oluşturduğu da yer aldı.
Yargıç Sarah Counsell, yolculuğu düzenlediğine dair kanıt bulunmadığını kabul etmekle birlikte, bu tür tekneleri kullanan kişilerin içindekilerin güvenliğinden sorumlu olduğunu belirtti. BBC’nin aktardığı üzere yargıç, suçun ağırlığı nedeniyle hapis cezası verilmesi gerektiğini söyledi. Atak’ın avukatı Audrey Mogan ise müvekkilinin yolcu sayısını, botun durumunu veya güvenlik donanımını belirlediğine ilişkin kanıt olmadığını savundu. Savunma, Atak’ın genç bir sığınmacı olduğunu ve teknenin koşullarını düzenlemediğini vurguladı.
Reuters haberinde Atak’ın, yolculuğu gerçekleştirmek için bir gruba 200 avro ödediğini söylediği, ancak botu kullanan kişi olduğunu önce reddettiği aktarıldı. BBC’ye göre havadan alınan görüntülerde Atak’ın çalışan motorda dümeni kullandığı görüldü; savcılık, yakalanmadan hemen önce başka bir bölüme geçip ceketini çıkardığını ve kimliğini gizlemeye çalıştığını ileri sürdü. Atak’ın avukatı bu anlatımın bazı bölümlerine itiraz etti.
Mahkeme, Atak’ın yabancı uyruklu olması nedeniyle cezasını tamamladıktan sonra sınır dışı edilmesinin ilke olarak gündeme gelebileceği uyarısında da bulundu. Bu dosyadaki ceza, göçmenleri Manş Denizi üzerinden taşıyan küçük botların kullanımından doğan ciddi güvenlik risklerine ilişkin yargılamalar arasında yer alıyor. Ancak olayın yaşandığı sırada taşınan 165 kişi rekor sayıydı; bu rekor daha sonra Ağustos ayında 230 kişinin aynı türden bir tekneyle geçiş yapmasıyla aşıldı. Böylece Atak’ın kullandığı tekne, olay tarihinde kayda geçen en kalabalık geçişlerden biri oldu.