Özel havacılığın büyümesi, yüksek emisyonları ve vergilendirme tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Araştırmalar, uçak başına düşen iklim etkisinin yüksek olduğuna işaret ediyor.
Özel Jetler, artan kullanımları ve yol açtıkları sera gazı salımları nedeniyle iklim tartışmalarında daha fazla yer buluyor. Reuters’ın 18 Eylül tarihli haberinde aktarılan ABD merkezli Institute for Policy Studies değerlendirmesi, özel uçak sahipliğinin servet artışıyla birlikte genişlediğini ve bu eğilimin iklim hedefleriyle gerilim yarattığını savunuyor. Habere göre ABD, dünyada kayıtlı özel jetlerin yaklaşık yüzde 69’una ev sahipliği yapıyor. Bu oran, özel uçuşların küresel dağılımında ülkenin ağırlığını ortaya koyuyor.
Sektörün iklim yüküne ilişkin ölçümler, kullanılan yöntem ve kapsam nedeniyle farklı sonuçlar veriyor. Nature Communications’da yayımlanan küresel analiz, 2023 sonunda hizmette 25 bin 993 özel hava aracı bulunduğunu ve yıl içinde bu uçakların 4,3 milyondan fazla uçuş bacağı gerçekleştirdiğini hesapladı. Çalışma, uçuş sırasındaki doğrudan karbondioksit salımını 15,62 milyon ton olarak tahmin etti; bu, ticari havacılığın aynı yılki karbondioksit salımının yaklaşık yüzde 1,7 ila 1,8’ine karşılık geliyor. Hesap, taksi süresindeki yakıtı ve destek hizmetlerini kapsamıyor; araştırmacılar uçuşların karbondioksit dışındaki iklim etkilerinin de ayrıca incelenmesi gerektiğini belirtiyor.
Aynı araştırmada uçak modellerine göre saatlik yakıt tüketiminin geniş aralıkta değiştiği, bazı modellerde saatte 2 bin litrenin üzerine çıktığı bildirildi. Özel uçaklar uçuş sürelerinin önemli bölümünü yüksek irtifalarda geçiriyor. Bu durum, salımların yalnızca karbondioksitle sınırlı olmayan atmosferik etkiler doğurabileceği yönündeki bilimsel değerlendirmeyi önemli kılıyor.
Çalışma ayrıca 2023’te uçuşların yüzde 47,4’ünün 500 kilometreden kısa olduğunu, yüzde 4,7’sinin ise 50 kilometrenin altında kaldığını saptadı. Bu veriler, kısa mesafeli özel uçuşların talep yönetimi ve alternatif ulaşım tartışmalarında neden öne çıktığını gösteriyor.
Nature araştırması, 2019-2023 arasında özel havacılık kaynaklı salımlarda yüzde 46 artış hesapladı. Yakıt verimliliğindeki yıllık iyileşme ise aynı dönem için yaklaşık yüzde 1,25 düzeyinde kaldı. Araştırmacılar, sektörün büyüme hızının verimlilik kazanımlarını aşabileceği uyarısında bulundu.
Ayrı bir çalışma yürüten Uluslararası Temiz Ulaşım Konseyi, 2023 özel jet sera gazı salımını 19,5 milyon tona kadar çıkardı; on yıl öncesine göre yüzde 25 artış bildirdi. Bu rakam Nature analizinden yüksek olsa da iki tahminin kapsam ve hesaplama yaklaşımları aynı değil. Dolayısıyla bunlar doğrudan eşdeğer ölçümler olarak okunmamalı; her ikisi de özel havacılığın kayda değer ve büyüyen bir emisyon kaynağı olduğuna işaret ediyor.
Özel uçakların iklim etkisi, kimin ne kadar ödediği sorusunu da gündeme getiriyor. Reuters’ın aktardığı Institute for Policy Studies raporuna göre Florida ve Teksas’taki özel uçuşlardan kaynaklanan operasyonlar ve sera gazı emisyonları, Avrupa Birliği’nin 27 ülkesinin toplamını aşıyor. Raporda ABD’de jet yakıtına uygulanan federal tüketim vergisinin galon başına 21,9 sent olduğu ve bazı eyaletlerde uçak alımlarına satış vergisi istisnası tanındığı belirtiliyor. Bu vergi karşılaştırmaları haber kaynağındaki raporun tespitleri; ülkeler arasındaki vergi sistemleri ve emisyon ölçümleri farklı olduğundan sonuçlar bu çerçevede değerlendirilmelidir.
ICCT’nin değerlendirmesi de özel uçuşları havacılık emisyonlarının önemli bir parçası olarak ele alıyor. Kurum, tipik bir özel jetin yıllık sera gazı salımını 177 binek otomobilin salımına eşdeğer hesapladı; bu kıyas, uçak başına etkiyi anlaşılır kılmak için kullanılan bir karşılaştırma. Öte yandan tek bir uçuşun etkisi, uçak tipi, mesafe, doluluk, yakıt ve kullanılan emisyon metoduna göre değişebilir.
Bu nedenle otomobil eşdeğeri tüm uçuşlara genellenmemeli. Uzman raporlarında vergi uygulamalarının gözden geçirilmesi, kısa mesafeli uçuşlara alternatiflerin geliştirilmesi ve ticari seyahatin daha çekici hâle getirilmesi gibi seçenekler tartışılıyor.
Sürdürülebilir havacılık yakıtları ve daha verimli uçaklar uzun vadede katkı sağlayabilir; ancak mevcut araştırmalar bunların talep artışını tek başına dengeleyip dengeleyemeyeceğinin belirsiz olduğunu gösteriyor. Nature makalesi, 2024-2033 dönemi için sektörde 8 bin 500 yeni iş jeti teslimatı beklentisinin bulunduğunu aktarıyor ve düzenleme ihtiyacına dikkat çekiyor. Bu, gerçekleşmiş teslimat sayısı değil, sektör beklentisine dayanan bir öngörü.
Karar alıcılar açısından temel mesele, büyümeyi sınırlayıcı önlemleri emisyon azaltımı ve adil maliyet paylaşımıyla birlikte değerlendirmek. Özel havacılığın iklim etkisine ilişkin sayılar farklı olsa da çalışmalar, yüksek enerji yoğunluğu ve hızlı büyümenin politika gündeminde kalacağını ortaya koyuyor.