ABD’de eski Esad yönetimi yetkilisi Samir Alsheikh, Adra Hapishanesi’ndeki işkence suçları ve göçmenlik sahtekârlığı nedeniyle 60 yıl hapis cezası aldı.
ABD’de eski Suriye hükümet yetkilisi Samir Ousman Alsheikh, Beşar Esad döneminde mahkûmlara işkence edilmesiyle bağlantılı suçlardan 60 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Los Angeles’taki federal mahkeme, 74 yaşındaki sanığın hem işkence eylemlerindeki rolünü hem de ABD göç makamlarına verdiği yanıltıcı bilgileri birlikte değerlendirdi.
Karar 17 Eylül’de, Los Angeles’ta görev yapan ABD Bölge Yargıcı Hernán D. Vera tarafından açıklandı. Bir federal jüri, Alsheikh’i Mart 2026’da işkence için komplo kurmak ve üç ayrı işkence suçundan mahkûm etmişti; dava dosyasında vize sahtekârlığı ile vatandaşlığa geçiş başvurusunda sahtekârlık girişimi de yer aldı.
Alsheikh’in avukatları beş yıllık hapis cezası talep etti. Savcılar ise mahkemenin, sanığın uyguladığı ve emrettiği şiddetin ağırlığını dikkate alarak en az 80 yıl ceza vermesini istedi; yargıç iki talebin arasında kalan 60 yıllık cezayı hükme bağladı.
Samir Alsheikh, Şam yakınlarındaki Adra Hapishanesi’nin, diğer adıyla Şam Merkez Hapishanesi’nin yöneticiliğini yaklaşık 2005-2008 arasında yaptı. Soruşturma ve duruşmada sunulan delillere göre, siyasi muhalefeti bastırmak amacıyla bazı mahkûmların fiziksel ve psikolojik acıya maruz bırakılmasını emretti ve bazı olaylara doğrudan katıldı.
Tanıkların anlatımları, hapishanenin yer altında bulunan ve 13. Kanat olarak anılan bölümüne gönderilen tutukluların küçük hücrelerde tutulduğunu ve burada işkence gördüğünü ortaya koydu. İki mahkûmun siyasi tutuklulara zarar verme emrine uymaması, başka bir mahkûmun da destek mektubunun güvenlik görevlilerince ele geçirilmesi sonrasında bu bölümün kullanıldığı belirtildi.
Duruşmada üç mağdur, saatlerce veya günlerce tavandaki borulara kelepçelenerek asıldıklarını, darp edildiklerini ve hareketlerini kısıtlayan düzeneklere bağlandıklarını anlattı. “Uçan halı” olarak adlandırılan, ortasından menteşeli iki ahşap parçadan oluşan düzenek mahkûmların bedenlerini bel hizasından zorla katlayacak şekilde kullanıldı; Adalet Bakanlığı, Alsheikh’in bu uygulamayla ilgili bazı olaylarda emir verdiğini ve rol aldığını bildirdi.
ABD Adalet Bakanlığına göre jüri, işkence suçlarıyla birlikte Alsheikh’in ABD’ye giriş ve vatandaşlık sürecinde yalan söylediğine de hükmetti. Sanık, geçmişindeki suçları gizleyerek 2020’de ülkeye girdi, oturma izni aldı ve daha sonra ABD vatandaşı olmak için başvurdu.
Alsheikh, 2024’te Los Angeles Uluslararası Havalimanı’nda gözaltına alındı. Hukuk ekibi daha önce suçlamaları reddetti ve mahkûmiyet kararının ardından hayal kırıklığı yaşadığını açıkladı; sanık, dava boyunca suçsuz olduğunu savundu.
Adalet Bakanlığı, Alsheikh’i Esad hükümetinin ülke dışında yüz yüze yargılanıp mahkûm edilen en üst düzey eski mensubu olarak nitelendirdi. Bu değerlendirme, sanığın Suriye’deki görevi sırasında işlendiği öne sürülen suçlar nedeniyle ABD’de hazır bulunarak yargılanmış olmasına dayanıyor.
Mağdurlar, Adra’da siyasi tutukluların cezalandırılması sırasında lastiklerin içine sıkıştırıldıklarını, kablolarla dövüldüklerini ve uzun süre tavandan asılı bırakıldıklarını anlattı. Bazı tanıklar, maruz kaldıkları fiziksel zararların yanı sıra olayların yıllar sonra bile kaygı ve travma yaratmayı sürdürdüğünü belirtti.
Adra’da tutuklanıp işkence gördüğünü söyleyen Khaled Abdul Malek, yazılı açıklamasında kararın gecikmiş adaletin yine de mümkün olduğunu gösterdiğini ifade etti. Mağdurların ifadeleri, davanın yalnızca sanığın ABD’ye göç sürecindeki yalanlarına değil, Suriye’deki hapishane uygulamalarına da dayandığını gösterdi.
Yargıç Vera, karar öncesinde sanığın eylemlerini son derece ağır ve acımasız olarak değerlendirdi. Savunma tarafı ise Alsheikh’in yaşı ile sağlık durumunun dikkate alınmasını ve gerekirse Suriye’ye gönderilmesini istedi.
Alsheikh’in dosyası, Esad ailesinin 2024’ün sonlarında devrilmesinden sonra eski rejim görevlilerinin hesap verebilirliğine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde sonuçlandı. Suriye’de on yılı aşkın süren savaş yüz binlerce kişinin ölümüne, büyük bir mülteci krizine ve kentlerin ağır yıkımına yol açtı.
ABD’deki karar, işkence iddialarıyla suçlanan bir eski yetkilinin sanık hazır bulunurken aldığı uzun hapis cezası olarak kayda geçti. Mahkeme hükmü, sanığın Adra’daki faaliyetleri ile göçmenlik başvurularındaki beyanları arasında hukuki bir bağ kurarak iki ayrı sorumluluk alanını aynı davada değerlendirdi.