Japonya Merkez Bankası faizi yüzde 1,25’e yükseltti. 1995’ten bu yana en yüksek düzey olan karar, 7’ye karşı 2 oyla alındı.
BOJ faizi, artan fiyat baskılarına karşı sıkılaşmayı sürdürme mesajı verdi.
Japonya Merkez Bankası (BOJ), iki gün süren para politikası toplantısının ardından kısa vadeli politika faizini yüzde 1’den yüzde 1,25’e çıkardı. 18 Eylül’de açıklanan karar, 1995’ten bu yana görülen en yüksek faiz düzeyine işaret ediyor. Banka, kararını Para Politikası Kurulu’nda 7’ye karşı 2 oyla aldı. Artış, üç aylık aranın ardından geldi ve Japonya’nın uzun süreli çok düşük faiz ortamından uzaklaşma sürecinde yeni bir adım oldu.
Karara karşı çıkan kurul üyeleri Toichiro Asada ile Ayano Sato, faiz artışının bu aşamada uygun olmadığı görüşünü savundu. BOJ’un yayımladığı karar metnine göre Asada, taze gıda hariç tüketici fiyatlarındaki artışın yakın dönemde yüzde 2’nin altında kalmasını ve ekonomik durumun güçlü olduğunun kesin biçimde söylenememesini gerekçe gösterdi. Sato ise mevcut ekonomik ve fiyat gelişmelerinin önceki döneme kıyasla belirgin biçimde hızlanmadığını değerlendirdi.
Başkan Kazuo Ueda, temel enflasyonun yüzde 2 hedefine yaklaşmasıyla bankanın önceliğinin değiştiğini söyledi. Ueda’ya göre BOJ artık yalnızca fiyat artışlarını hedefe taşımaya değil, enflasyonun hedefi aşmasını önlemeye de odaklanıyor. Ueda, temel enflasyonun hedefin üzerine çıkması riskinin Japonya ekonomisine zarar verebileceğini belirtti. Bu nedenle fiyat baskılarını kontrol altında tutmak amacıyla yeni faiz artışlarının seçenekler arasında bulunduğunu ifade etti.
Ueda, arka arkaya faiz artırımlarını ya da tek seferde 50 baz puanlık artışı dışlamadı. Ancak bankanın niyetinin piyasaları sarsabilecek büyük ve ani hamleler yapmak değil, önceden hareket ederek böyle bir ihtiyacı önlemek olduğunu vurguladı. Faizlerin hangi düzeyde duracağına ilişkin kesin bir hedef vermedi; nötr veya nihai faiz seviyesini önceden belirlemenin zor olduğunu söyledi. Gelecek adımların ekonomik veriler dikkatle izlenerek şekilleneceğini kaydetti.
BOJ’un karar açıklaması, ekonomik ve fiyat gelişmelerinin genel olarak temel tahminlerle uyumlu ilerlediğini, ancak temel enflasyonun yüzde 2 hedefinden yukarı sapma riski bulunduğunu belirtti. Banka, finansal koşulların artışın ardından da destekleyici kaldığı değerlendirmesini yaptı. Karar belgesindeki yeni yüzde 1,25’lik gecelik faiz yönlendirmesinin 24 Eylül’de yürürlüğe girmesi öngörüldü. Böylece kararın ilan tarihi ile uygulama başlangıcı arasında birkaç günlük geçiş süresi bulunuyor.
BOJ’un değerlendirmesinde, Orta Doğu’daki gelişmelerin ekonomik faaliyet üzerindeki etkisi ve ilkbahardan itibaren yükselen ham petrol fiyatları öne çıktı. Banka, enerji fiyatlarındaki yükselişin büyümeyi baskılayabileceğini, buna karşılık kamu önlemlerinin ve küresel yapay zekâ talebindeki artışın ekonomiyi destekleyebileceğini belirtti. Japonya ekonomisinin ılımlı büyümeyi sürdürmesi beklenirken, büyüme hızının yavaşlayabileceği de vurgulandı.
Banka, üretici fiyatlarındaki artışın yıllık bazda yüksek seyrettiğini ve ithalat fiyatlarındaki yükselişin tüketici fiyatlarına yansımaya başladığını kaydetti. Ücret artışlarının satış fiyatlarına aktarılması da enflasyon görünümünü etkileyen unsurlar arasında yer aldı. Ağustosta taze gıda hariç tüketici enflasyonu yüzde 1,7’ye gerileyerek temmuzdaki yüzde 1,8 seviyesinin altına indi. Buna rağmen gösterge, bankanın yüzde 2’lik fiyat istikrarı hedefine yakın kaldı.
Japonya enerji ihtiyacının önemli bölümünü Orta Doğu’dan karşıladığı için bölgedeki tedarik aksaklıklarına karşı hassas. Hürmüz Boğazı üzerinden sevkiyatların bozulmasıyla küresel petrol ve gaz fiyatlarının yükselmesi, ithal enerji maliyetlerini artırma riski taşıyor. Bu koşullar, iç fiyatlara geçiş ve hane halkının alım gücü üzerindeki baskı nedeniyle BOJ’un izlediği başlıca dış etkenler arasında bulunuyor.
Faiz artırımı normal koşullarda yen varlıklarını yatırımcılar açısından daha cazip hale getirebilir; ancak karar sonrasında yen güçlenmedi. Reuters’ın aktardığı piyasa değerlendirmelerine göre yatırımcılar, iki kurul üyesinin faiz artışına karşı çıkmasına ve Ueda’nın gelecekteki adımların hızına ilişkin kesin taahhütte bulunmamasına odaklandı. Bu nedenle bankanın orta vadede enflasyona karşı daha sıkı bir çizgiye yöneldiği mesajı, kısa vadede kurda belirgin bir yükselişi tetiklemedi.
Faiz artışı, BOJ’un 2024’te uzun süreli teşvik politikasından çıkmasının ardından yürüttüğü normalleşmenin parçası. Banka, fiyat istikrarı hedefinin sürdürülebilir biçimde gerçekleştiği kanaatine yaklaştıkça faizleri kademeli olarak artırdı. Yüzde 1,25’lik düzey, BOJ’un tahmin ettiği yüzde 1,1 ile yüzde 2,5 arasındaki nominal nötr faiz aralığına giriyor. Bu aralık, faizin ekonomik büyümeyi ne hızlandırdığı ne de yavaşlattığı varsayılan bölgeyi ifade ediyor; aralık içinde bulunmak, artışların sona erdiği anlamına gelmiyor.
Japonya’daki faizler Avrupa Merkez Bankası’nın yüzde 2,5’lik oranının ve ABD Merkez Bankası’nın yüzde 3,75 ile yüzde 4 aralığındaki faizinin altında kalıyor. Bu fark, yenin zayıflığı ve ithal enflasyon karşısında BOJ’un sonraki hamlelerinin ne hızda geleceğine ilişkin beklentileri canlı tutuyor. Reuters’ın aktardığı analist anketinde, faizlerin gelecek yıl mart sonuna kadar yüzde 1,5’e, 2027’nin ikinci çeyreğinde ise yüzde 1,75’e yükselmesi beklentisi öne çıktı; bunlar banka kararı değil, piyasa katılımcılarının tahminleri.
Siyasi görünüm de para politikasının izlenmesinde rol oynuyor. Başbakan Sanae Takaichi’nin hükümetteki ekonomik politika etkisini pekiştirdiği ve BOJ toplantılarına erişimi bulunan ekonomi bakanlığı görevine yeniden Minoru Kiuchi’yi getirdiği bildirildi. Faiz artışına karşı oy kullanan iki üye de Takaichi tarafından atanmıştı. Bununla birlikte, bu üyeler kurulda azınlıkta kaldı ve karar 7’ye karşı 2 oyla kabul edildi.
BOJ’un sonraki adımları enflasyonun temel eğilimine, ücretlerin fiyatlara yansımasına, enerji maliyetlerine ve ekonomik faaliyetin seyrine bağlı olacak. Ueda, verileri dikkatle izlemenin yavaş hareket etmek anlamına gelmediğini söyledi; ancak belirli bir artış takvimi açıklamadı. Bu nedenle 18 Eylül kararı faizlerin yönüne ilişkin daha sıkı bir mesaj verirken, artışların zamanı ve nihai düzeyi konusundaki belirsizliği koruyor.
Faiz oranının 2024’teki eksi yüzde 0,1 düzeyinden yüzde 1,25’e yükselmesi, para politikasındaki yön değişiminin ölçeğini gösteriyor. BOJ bu süreçte artışları kademeli biçimde uyguladı ve 18 Eylül kararıyla oranı bir kez daha yukarı taşıdı. Buna karşın Japonya’nın faizi büyük merkez bankalarının seviyelerinin altında kalmayı sürdürüyor. Dolayısıyla karar hem yıllar süren olağanüstü düşük faiz döneminden çıkışın devam ettiğini hem de diğer ekonomilerle faiz farkının kapanmadığını ortaya koyuyor.