ABD-İran Görüşmeleri Petrol Fiyatlarını Yaklaşık Yüzde 2 Düşürdü

ABD-İran görüşmelerinde ateşkes ihtimali petrol fiyatlarını yaklaşık yüzde 2 düşürdü. Hürmüz Boğazı ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar arz güvenliği riskini gündemde tuttu.

ABD-İran Görüşmeleri Petrol Fiyatlarını Yaklaşık Yüzde 2 Düşürdü
REKLAM ALANI
Yayınlama: 25.09.2026
0
A+
A-

Petrol fiyatları, ABD ile İran arasında ateşkes ve çatışmadan çıkış için bir yol aranabileceğine dair beklentilerin güçlenmesiyle 25 Eylül Cuma günü yaklaşık yüzde 2 geriledi. Piyasa, olası diplomatik ilerlemeyi arz akışları açısından olumlu karşılarken Suudi Arabistan’a yönelik Husilerin artan saldırılarının yeni kesintiler yaratabileceği endişesini de korudu.

Petrol Fiyatları Görüşme Umuduyla Geriledi

Brent ham petrol vadeli kontratları 2,28 dolar ya da yüzde 2,1 düşerek varil başına 104,32 dolardan kapandı. ABD Batı Teksas türü ham petrolü (WTI) ise 2,20 dolar ya da yüzde 2,3 gerileyerek 92,41 dolara indi. Böylece Brent’in haftalık kazancı yüzde 1’in altında kalırken WTI haftayı yaklaşık yüzde 8 kayıpla sürdürdü.

ABD gösterge petrolündeki 92,41 dolarlık kapanış ve yüzde 2,3’lük düşüş, bağımsız piyasa takibinde de aynı gün öne çıkan veriler arasında yer aldı. Wall Street Journal’ın aktardığına göre yatırımcılar, New York’taki ABD-İran temaslarının Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına dönük bir anlaşma ihtimalini değerlendirdi; bu beklenti hisse senetlerini desteklerken tahvil piyasasındaki oynaklığı da azalttı.

ABD-İran Görüşmeleri Hürmüz Boğazı’na Odaklandı

New York’ta bulunan ABD ve İranlı müzakereciler, savaştan çıkışı aşamalı biçimde sağlayabilecek bir çerçeveyi ele alıyor. Görüşmelerde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması, Washington’ın da İran’a yönelik ekonomik ablukasını kaldırması ihtimali bulunuyor. Bloomberg’in piyasa haberinde de diplomatik atılım umudunun petrolü aşağı çektiği, İran’ın planında boğazın açılması ve nükleer görüşmelerin canlandırılmasının yer aldığı belirtildi.

Ancak Tahran, boğazın açılmasına ilişkin önerisinin kabul edilmesi halinde bile nükleer programı konusunda esneklik göstermeyeceğini bildirdi. İran’ın önerisi, limanlardaki ABD deniz ablukasının kaldırılması gibi adımları da içeriyor. Bu tutum, fiyat düşüşünün kesinleşmiş bir anlaşmadan değil, müzakerelerin ilerleyebileceğine ilişkin beklentiden kaynaklandığını gösterdi.

Dizel İhracatı İhtimali Ayrı Bir Baskı Yaratıyor

ABD’nin dizel ihracatını yasaklayabileceğine ilişkin tartışmalar da petrol piyasasındaki satışları etkiledi. Böyle bir adımın, ABD rafinerilerinin dizel üretimini iç piyasada tutmasına ve daha az ham petrol işlemesine yol açabileceği değerlendiriliyor. Bu beklenti, küresel gösterge Brent ile ABD ham petrolü arasındaki farkın büyümesine neden olan unsurlardan biri oldu.

Brent’in WTI üzerindeki primi, mayıstan bu yana en yüksek düzeye üçüncü gününde de yakın seyretti. ABD benzin vadeli kontratları aynı gün yaklaşık yüzde 4 geriledi. Enerji piyasasında bu hareketler, bir yandan diplomasi ihtimalinin arz korkusunu hafiflettiğini, diğer yandan olası dizel kısıtlamasının ürün piyasasında yeni dengesizlikler yaratabileceğini ortaya koydu.

Suudi Arabistan’a Yönelik Saldırılar Arz Riskini Canlı Tutuyor

Petrol fiyatlarındaki düşüşe karşın Suudi Arabistan’a yönelik güvenlik riski ortadan kalkmadı. Yemen’deki İran yanlısı Husiler, Suudi Arabistan’ın desteklediği hükümet güçlerine saldırılar düzenledi ve ülke topraklarına tekrar tekrar ateş açtı. Saldırılar, dünyanın en büyük petrol ihracatçısının akışlarında aksama yaşanabileceği endişesini güçlendirdi.

Suudi, Türk ve Pakistanlı askeri yetkililerin, Riyad’a verilebilecek desteği görüşmesi bekleniyor. Bu temas, piyasanın yalnızca diplomatik açıklamalara değil, enerji altyapısına ve sevkiyat yollarına yönelik fiili tehditlere de baktığını gösteriyor. Hürmüz Boğazı üzerindeki belirsizlik ile Suudi tesislerine yönelik saldırılar aynı anda sürdüğü için, gün içindeki fiyat kaybı arz güvenliği risklerinin bittiği anlamına gelmiyor.

Hürmüz’den Geçen Akışlar Yakından İzleniyor

Gemi takip verilerine göre 20 Eylül’de başlayan haftada Hürmüz Boğazı’ndan 33,7 milyon varillik ham petrol akışı izlendi. Bu miktar, bir önceki haftanın düzeyleriyle kabaca aynı çizgideydi. Savaş başlamadan önce dünya petrol arzının yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyordu.

Bu nedenle boğazın açılmasına yönelik her işaret, küresel arz hesabında doğrudan karşılık buluyor. Gemilerin geçişinin sürmesi kısa vadede fiyatları rahatlatabilir, ancak müzakerelerin başarısız olması veya yeni saldırıların gerçekleşmesi halinde risk primi hızla geri dönebilir. Piyasanın temkinli kalmasının nedeni, mevcut akışların korunmasına rağmen geçiş güvenliğinin siyasi kararlara bağlı olması.

Washington ve Pekin Teması da İzleniyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesinde, Çin’in İran’a vereceği desteğin Washington tarafından kabul edilemeyeceğini açıkça ifade ettiği bildirildi. ABD’nin Pekin’le ticari gerilimi azaltacak bir uzlaşmaya varması ise ekonomik büyümeyi ve buna bağlı enerji talebini destekleyebilir. Böyle bir gelişme, çatışma kaynaklı arz endişelerinden ayrı olarak petrol fiyatlarının talep tarafını etkileyebilecek.

25 Eylül’deki hareketin ana eksenini, petrol arzının hemen normale dönmesi değil, ABD-İran görüşmelerinin Hürmüz Boğazı’nda geçişi güvenceye alabilecek bir çerçeveye dönüşme ihtimali oluşturdu. Brent’in 104,32 dolar, WTI’ın 92,41 dolar seviyesinde kapanması bu beklentinin fiyatlara yansıdığını gösterdi. Bununla birlikte nükleer program konusundaki sert tutum, dizel ihracatı tartışması ve Husilerin saldırıları, düşüşün kalıcı olup olmayacağı konusunda belirsizliği korudu.

Rusya’daki Enerji Gelişmeleri De Fiyatlanıyor

Petrol piyasası aynı gün Rusya’daki rafineri faaliyetlerini de izledi. Bir insansız hava aracı saldırısı, Rusya’nın Novoshahtinsk petrol rafinerisinde hasara yol açtı ve tesisin operasyonlarını geçici olarak durdurmasına neden oldu. Rus rafinerilerine yönelik ağır saldırıların, New York’taki enerji bağlantılı ateşkes görüşmelerinin ardından gelmesi, bölgesel çatışmaların arz hesabını nasıl değiştirebileceğini yeniden gösterdi.

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sona ermesi, Moskova’nın daha fazla enerji ihraç etmesine imkân verebilir. Rusya, 2025’te ABD ve Suudi Arabistan’ın ardından dünyanın üçüncü büyük ham petrol üreticisiydi. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş ihtimali, Suudi Arabistan’daki saldırılar ve Rusya’nın ihracat kapasitesi aynı anda petrol fiyatlarının yönünü belirleyen başlıklar olarak öne çıkıyor.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.