Euro Bölgesi PMI, eylülde 53,1’e çıkarak üç yılın üzerindeki en hızlı büyümeye işaret etti; enerji maliyetleri ise fiyat baskısını artırdı.
Euro Bölgesi PMI verileri, eylülde özel sektör faaliyetinin beklenenden daha güçlü seyrettiğini gösterdi. S&P Global’in öncü bileşik üretim endeksi, ağustostaki 52,0 seviyesinden 53,1’e yükselerek 41 ayın en yüksek değerine çıktı. 50’nin üzerindeki okumalar büyümeye işaret ederken, son sonuç imalat ve hizmet sektörlerinin ikisinde de genişleyen faaliyeti yansıttı.
Endeksteki artış, Orta Doğu ve Ukrayna’daki çatışmaların enerji maliyetlerini yukarı çektiği bir dönemde geldi. Reuters’ın 23 Eylül tarihli haberine göre, piyasa anketi bileşik endeksin 51,7’ye gerilemesini bekliyordu; anketteki en yüksek tahmin ise 52,6’ydı. Böylece Euro Bölgesi PMI, beklentileri belirgin biçimde geride bıraktı.
Hizmetler PMI iş faaliyeti endeksi 51,6’dan 53,0’a çıkarak 10 ayın zirvesini gördü. İmalat üretim endeksi 53,3’ten 53,4’e yükseldi ve 55 ayın en güçlü artışını kaydetti; imalat PMI ise 52,7 ile önceki ayki hızını korudu. Bu tablo, toparlanmanın tek bir sektöre bağlı olmadığını ortaya koydu.
Almanya’da faaliyet, üst üste üçüncü ay genişledi ve büyüme hızı yaklaşık bir yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Fransa’da üretim, hizmet talebindeki canlanmayla iki yılı aşkın sürenin en hızlı artışını kaydetti. S&P Global, verilerin kapsadığı coğrafyalarda genel yükselişin geniş tabanlı olduğunu, Euro Bölgesi’nin kalanında ise artışın sağlam fakat daha yavaş kaldığını bildirdi.
Para birliğindeki yeni siparişler eylülde üçüncü ay üst üste arttı ve Mayıs 2022’den bu yana en hızlı büyümeyi kaydetti. İhracat siparişlerindeki ilave yükseliş toplam talebi destekledi; bu kalem, Euro Bölgesi içindeki ticareti de kapsıyor. Buna karşılık hizmet şirketlerinin dış kaynaklı yeni işlerinde düşüş sürdü.
Talep artışı, imalat ve hizmet şirketlerinin iş birikimini artırmasına yol açtı ve bekleyen işlerde Haziran 2022’den beri ilk yükseliş görüldü. İstihdam da ikinci ayda arttı, ancak artış sınırlı kaldı; hizmetler yeni personel alırken imalatçıların kadroları değişmedi. Almanya’da istihdam artışı 2023 ortasından beri en güçlü düzeye çıkarken, Fransa’da çalışan sayısı yeniden geriledi.
Ekonomik faaliyetteki direnç, maliyet baskısının ortadan kalktığı anlamına gelmedi. S&P Global’in verilerine göre girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları eylülde dört ayın en hızlı artışını gösterdi; yükseliş hem imalat hem de hizmet sektörlerine yayıldı. Enerji fiyatlarındaki artış, şirketlerin üretim maliyetlerini ve müşterilere yansıttıkları fiyatları yukarı itti.
İmalat şirketleri ay boyunca satın alma faaliyetlerini artırdı ve tedarikçi teslimat süreleri yeniden belirgin biçimde uzadı. Buna rağmen satın alma stokları, Şubat 2023’ten beri süren düşüşlerin ardından büyük ölçüde sabit kaldı; bitmiş ürün stoklarında da benzer bir denge oluştu. Bu ayrıntılar, arz zincirlerindeki baskının sürdüğünü ancak firmaların kısa vadeli talebe uyum sağlamaya çalıştığını gösteriyor.
S&P Global başekonomisti Chris Williamson, hızlanan büyümenin üçüncü çeyrekte gayrisafi yurt içi hasılanın çeyreklik yaklaşık yüzde 0,4 artabileceğine işaret ettiğini söyledi. Williamson’a göre imalat, yapay zekâ bağlantılı sermaye harcamaları ve Avrupa’nın savunma yatırımlarıyla desteklenirken hizmetlerdeki iyileşme de daha geniş tabanlı bir büyüme görünümü oluşturdu.
Ancak şirketlerin gelecek 12 aya ilişkin güveni geriledi ve üç ayın en düşük seviyesine indi. S&P Global, zayıflamanın özellikle Fransa’daki şirketlerin daha temkinli beklentilerinden kaynaklandığını; Almanya’da güvenin değişmediğini, Euro Bölgesi’nin kalanında ise sınırlı toparlandığını belirtti. Jeopolitik belirsizlik, enerji fiyatları ve yaşam maliyeti kaygıları istihdam kararlarını da sınırlamaya devam etti.
Reuters’ın aktardığı değerlendirmelere göre, Avrupa Merkez Bankası’nın enerji kaynaklı enflasyon baskısını izlediği ve güçlü PMI sonucunun yeni faiz artışı ihtimalini azaltmadığı düşünülüyor. Piyasa fiyatlaması, Haziran 2027 sonuna kadar üç ek faiz artışı olasılığına işaret ederken, veriler büyüme ile enflasyon arasındaki dengenin politika yapıcılar için zorlaştığını ortaya koydu.
Öncü anket, S&P Global’in olağan yanıtlarının yaklaşık yüzde 85’ine dayanıyor ve veriler 10-21 Eylül tarihleri arasında toplandı. Bu nedenle sonuçlar resmi büyüme rakamı değil, üçüncü çeyreğin son bölümündeki ekonomik ivmeye ilişkin erken bir gösterge niteliği taşıyor.