Putin’in ekonomi temsilcisi Kirill Dmitriyev ile AfD liderlerinin Rus gazının Almanya’ya dönüşünü ele almak üzere gelecek yıl görüşmesi için hazırlık yapıldığı bildirildi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ekonomi temsilcisi Kirill Dmitriyev ile Almanya için Alternatif (AfD) partisinin eş liderleri Alice Weidel ve Tino Chrupalla’nın gelecek yıl Rus gazının Almanya’ya dönüşünü ele almak üzere görüşmesi için hazırlık yapıldığı bildirildi. Reuters’ın 18 Eylül tarihli haberinde, planı bilen iki kişiye dayandırılan bilgilere göre buluşma mart ayı gibi erken bir tarihte yapılabilir. Bu tarih kesinleşmiş değil; haber, toplantının henüz hazırlık aşamasında bulunduğunu vurguluyor. AfD sözcüsü ile Dmitriyev’in temsilcisi konuya ilişkin yorum yapmadı.
Planlanan buluşma, Rusya-Ukrayna arasında önce bir barış çerçevesi üzerinde anlaşılması koşuluna bağlanmış durumda. Bu nedenle söz konusu temas kesinleşmiş bir diplomatik zirve, taraflarca duyurulmuş bir anlaşma veya Almanya’nın enerji politikasında alınmış bir karar olarak değerlendirilemiyor. Görüşme hazırlıklarının gerçekleşmesi ile gaz akışının yeniden başlaması birbirinden ayrı konular; haber, herhangi bir tedarik anlaşması yapıldığını bildirmiyor. Olası takvim de bu koşula ve hazırlıkların ilerlemesine bağlı.
Reuters’ın kaynaklarına göre görüşmede, Rus gazının Avrupa’nın en büyük ekonomisine yeniden gönderilmesi ve Nord Stream boru hatlarının yeniden açılması ele alınabilir. Baltık Denizi’nden Almanya’ya uzanan bu hatlar, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya geniş çaplı saldırısı sonrasında enerji ve güvenlik tartışmalarının odağına girdi. Nord Stream altyapısının bazı bölümleri Eylül 2022’deki patlamalarda hasar gördü. AfD, Rusya’ya yönelik ekonomik yaptırımların kaldırılmasını ve Nord Stream 1 ile 2’nin yeniden çalıştırılmasını savunuyor.
Görüşmeyi düzenleyenlerin AfD, Rusya ve ABD’yi aynı platformda buluşturmayı umduğu aktarıldı. Olası toplantı yerleri arasında İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan sayıldı; bunlar kesinleşmiş ev sahipleri değil, kaynakların dile getirdiği seçenekler. Organizatörlerin ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner’in de katılmasını istediği bildirildi.
Ancak bir ABD’li yetkili, iki ismin planlanan zirveden haberdar olmadığını ve davet almadığını Reuters’a söyledi. Bu açıklama, ABD katılımının doğrulanmadığını ortaya koyuyor.
AfD eş lideri Weidel, haziran ayında Reuters’a verdiği röportajda Almanya ekonomisini desteklemek amacıyla Rus petrolü ve gazına yönelik boykotun sona erdirilmesini savunmuştu. Haberde, Weidel’in Rusya’dan ucuz enerjiyi Almanya’da üretilen malların başarısıyla ilişkilendiren sözlerine de yer verildi. Parti, enerji maliyetleri üzerinden hükümete eleştiri yöneltiyor ve olası toplantıyı dış politika alanındaki yetkinliğini göstermek için değerlendirmeyi umuyor. Bu siyasi hedef, toplantının yalnızca enerji tedarikine ilişkin teknik bir buluşma olmadığını; seçmenlere dönük mesaj boyutunun da bulunduğunu gösteriyor.
AfD şu anda muhalefette ve ülke yönetiminde değil. Bu nedenle olası toplantı Almanya adına müzakere yürüten bir hükümet heyetinin faaliyeti olmayacak; tek başına gaz ithalatını başlatabilecek yetkide de değil. Reuters, buluşmanın etkisinin sembolik olabileceğine dikkat çekiyor. Buna karşın, Almanya’da ana akım partilerin aşırı sağla işbirliğine karşı geleneksel tutumunun AfD’nin seçim başarısı nedeniyle sınandığı bir dönemde, böyle bir görüşme siyasi tartışmaları yoğunlaştırabilir.
Reuters’ın verdiği bilgilere göre, 2022’deki işgal ve yaptırımlar öncesinde Rusya Almanya’nın ham petrol ithalatının üçte birinden fazlasını ve doğal gazının yarısından fazlasını karşılıyordu. Nord Stream’in devre dışı kalması Almanya’nın tedarik düzenini ve Rusya’yla enerji ilişkilerini sarstı. Rus gazına dönüş çağrısı bu geçmiş nedeniyle yalnızca fiyat ve arz başlıklarıyla sınırlı değil. Enerji bağımlılığı, Avrupa güvenliği ve Almanya’nın Ukrayna’ya verdiği destek de tartışmanın parçası haline geliyor.
Almanya’da olası dönüşe itirazlar güçlü. Yeşiller Partisi milletvekili Michael Kellner, ülkenin yeniden Rusya’ya bağımlı hale gelmemesi gerektiğini savundu; geçmiş enerji krizinin maliyetini hatırlatarak eski düzene dönülmesine karşı çıktı. Hristiyan Demokrat Birlik milletvekili Roderich Kiesewetter ise Nord Stream’in yeniden açılmasını Avrupa güvenliği açısından tehlikeli gördüğünü belirtti. Bu değerlendirmeler, olası toplantı hazırlığının ülkede uzlaşılmış bir yaklaşım anlamına gelmediğini ve enerji konusunda siyasi ayrışmanın sürdüğünü gösteriyor.
AfD’nin seçim performansı da gelişmenin siyasi bağlamını oluşturuyor. Parti Saksonya-Anhalt eyalet seçiminde en büyük parti haline geldi; 18 Eylül tarihli haber, Mecklenburg-Vorpommern’deki yeni seçim öncesinde yayımlandı. Reuters, bu ilerleyişin ana akım partilerin AfD ile çalışmayı reddetme çizgisi üzerindeki baskıyı artırdığını aktardı. Doğu Almanya’da Rusya ile ilişkilerin daha fazla siyasi ağırlığa sahip olması, ülke içinde Rusya’ya yönelik farklı tutumların arka planındaki etkenlerden biri olarak haberde yer aldı.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov 22 Eylül’de AfD’nin Moskova ile diyalog kurmak istemesini olumlu karşıladıklarını söyledi. Bununla birlikte, AfD’nin Moskova’yla temas kurma girişimlerine ilişkin özel bir bilgisi olmadığını da belirtti. Bu sonraki açıklama, Kremlin’in diyalog çağrısına olumlu yaklaşımını gösteriyor; ancak planlanan gaz görüşmesinin kesinleştiğini veya Rusya ile Almanya arasında resmi müzakerelerin başladığını kanıtlamıyor. Toplantının yapılıp yapılmayacağı, barış çerçevesi koşuluna ve tarafların hazırlıklarına bağlı kalıyor.
Reuters’ın aktardığı kaynaklardan biri, toplantının Almanya’daki enerji maliyetlerine ilişkin tartışma ortamında AfD’ye siyasi görünürlük sağlayabileceğini söyledi. Haberde Rusya’nın Almanya’ya yönelik enerji sevkiyatının geçmişteki payı, Nord Stream kesintisinin etkisi ve hattın yeniden açılmasına yönelik itirazlar birlikte ele alındı. Rus gazını yeniden alma fikri destekleyenlerce ekonomik pragmatizm olarak sunulurken, karşı çıkan siyasetçiler bu tercihin yeni bağımlılık ve güvenlik riski yaratacağını savunuyor.
Planın olası sonucu hakkında ise şu aşamada bir karar yok; görüşmenin kendisi dahi barış çerçevesi şartına bağlı, katılımcıların ve yerin kesinliği bulunmuyor. Reuters haberinde Weidel’in ekonomik büyüme argümanı ile Almanya’daki muhalif siyasetçilerin güvenlik itirazları yan yana aktarılıyor. Böylece planın hem seçmenlere yönelik bir siyasi gösteri olarak görülmesi hem de enerji bağımlılığı konusundaki kaygıları artırması mümkün. Bu çerçevede görüşme fikrinin açıklanması, yürürlüğe girmiş politika ya da kesinleşmiş tedarik değişikliği değildir; mevcut bilgiler yalnızca kaynakların aktardığı hazırlık ve tarafların kamuya açık tutumlarıyla sınırlıdır.