İsrail’de 7 Ekim saldırılarının üçüncü yıl dönümünde anmalar düzenlendi; Gazze’de yıkım ve yerinden edilme sürerken hesap verme tartışması yeniden gündeme geldi.
İsrail’de 7 Ekim Anmaları, Hamas öncülüğündeki saldırının üçüncü yıl dönümünde ülkenin farklı noktalarında düzenlendi. 7 Ekim 2023’teki saldırıda yaklaşık 1.200 kişi öldü, 251 kişi Gazze’ye götürülerek rehin alındı; Birleşmiş Milletler de yıl dönümü mesajında bu rakamları temel aldı. Saldırı, İsrail’in Gazze’ye yönelik askeri operasyonunu başlatırken bölgeyi üç yıldır süren ağır bir savaşın içine çekti.
Gazze sınırına yakın Kfar Aza kibutzunda yaşayanlar, saldırı sırasında öldürülenler için sessiz bir nöbet tuttu. Trompet eşliğinde ölenlerin isimleri okunurken topluluk yöneticisi Zion Regev, sakinlerin çoğunun hâlâ yerinden edilmiş durumda olduğunu ve evlerine dönmediğini söyledi. Regev, törende yaşananların üç yıl sonra bile topluluk üzerindeki etkisini sürdürdüğünü belirtti.
Güney İsrail’deki Nova müzik festivali alanında da aileler ve saldırıdan kurtulanlar bir araya geldi. BBC’nin aktardığına göre festival çevresinde yaklaşık 378 kişi öldürüldü, 44 kişi rehin alındı ve bunların 25’i daha sonra canlı olarak geri getirildi. Anma alanında yakınlarının fotoğrafları önünde toplanan aileler, saldırının başladığı saat olan 06.29’da sessizlik içinde birbirine sarıldı.
Kudüs’te parlamento binası önünde toplanan protestocular, saldırıdan önceki güvenlik zaaflarının bağımsız biçimde soruşturulmasını istedi. Göstericiler, Başbakan Binyamin Netanyahu’yu sorumluluk almamak ve devlet soruşturması kurulmasını engellemekle eleştirdi. Bazı aileler ve saldırıda yakınlarını kaybedenler, anma gününün yalnızca yas değil, kamu kurumlarından hesap sorma günü olması gerektiğini savundu.
Netanyahu, ofisinden yayımlanan mesajda ülkenin hayatını kaybedenleri anmak için birleştiğini ifade etti. Gazze’deki askeri hedeflere yönelik operasyonların süreceğini belirten başbakan, saldırının ardından yaşanan güvenlik açığı için kişisel sorumluluğu kabul etmedi. İsrail’de yapılması beklenen genel seçime yaklaşık 20 gün kalması, törenleri hükümetin savaş ve güvenlik politikasına ilişkin tartışmaların da merkezine taşıdı.
Uluslararası haberlerde, saldırıdan üç yıl sonra İsrail’deki anmaların farklı siyasi çizgileri aynı gün içinde karşı karşıya getirdiği görüldü. Resmî törenlerin yanı sıra Kfar Aza, Nova ve Tel Aviv’deki anma noktalarında ailelerin düzenlediği etkinlikler öne çıktı. Tel Aviv’deki Dizengoff Meydanı’nda çeşme suyunun kırmızıya boyanması, hayatını kaybedenler için daha önce oluşturulan fotoğraf ve çiçeklerle dolu anma alanına eklendi.
Hükümetin resmî anma programı, saldırının İbrani takvimindeki yıl dönümüne daha yakın olması nedeniyle 5 Ekim’de yapılmıştı. 7 Ekim’deki ayrı törenler ise ailelerin, saldırıdan kurtulanların ve hükümete eleştirel yaklaşan grupların kendi programlarını öne çıkardı. Bu takvim ayrılığı, yasın yanı sıra güvenlik başarısızlığının nasıl soruşturulacağına ilişkin siyasi bölünmeyi de görünür kıldı.
Filistinliler için aynı gün, savaşın yerinden ettiği ailelerin ve yıkılmış kentlerin gölgesinde geçti. Gazze’de yaşayanların büyük bölümü, evleri kullanılamaz hâle geldiği için çadır kamplarında ya da geçici barınaklarda hayatını sürdürürken savaş öncesindeki gündelik yaşamlarını hatırladı. Birleşmiş Milletler, yıl dönümünden bir gün önce yaptığı açıklamada, çatışmaların Filistinliler için büyük can kaybı, zorunlu göç ve yıkım getirdiğini bildirdi.
Birleşmiş Milletler’in günlük bilgilendirmesinde, Gazze’de yaklaşık 2 milyon kişinin hâlâ barınma yardımına ihtiyaç duyduğu belirtildi. Açıklamaya göre kullanılan çadırların ve geçici barınakların yarısından fazlası kötü durumdaydı ve yenilenmeleri gerekiyordu. Bu tablo, ateşkes sonrasında bile barınma ihtiyacının ortadan kalkmadığını ve yeniden yapılanma tartışmasının acil insani yardım ihtiyacıyla birlikte yürüdüğünü gösterdi.
Reuters’ın haberinde, İsrail’in bombardımanı ve kara operasyonlarında Gazze’de 74 binden fazla kişinin öldüğü, son bir yılda ise en az 1.400 kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı. Bu veriler, Gazze’deki sağlık makamlarına dayandırılırken sivillerle savaşçıları ayırmadığı ve Birleşmiş Milletler kuruluşlarınca genel olarak güvenilir kabul edildiği not edildi. 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes ağır çatışmaları azalttı, ancak İsrail’in saldırıları tamamen sona ermedi ve Gazze’de insani koşullar düzelmedi.
Ateşkesin ardından İsrail’in Gazze Şeridi’nin yaklaşık üçte ikisini kontrol ettiği ve yıkılmış bölgelerde yaşayanlara yeni çıkış emirleri verdiği bildirildi. 7 Ekim günü kuzeydeki Beyt Lahiya ile güneydeki Han Yunus’ta hava saldırıları düzenlendiği, en az iki Filistinlinin öldüğü ve başkalarının yaralandığı açıklandı. İsrail ordusu Beyt Lahiya’da Hamas üyesi olarak tanımladığı iki kişiyi öldürdüğünü söylerken Han Yunus’taki saldırıya ilişkin açıklama yapmadı.
Gazze kentinden yerinden edilen beş çocuk annesi bir kadın, Deir el-Belah’taki çadır yerleşiminde eşi ve çocuklarıyla yaşadığını anlattı. Savaşın aile bireylerini farklı yerlere dağıttığını, oğullarından birinin Gazze’den ayrıldığını, diğerinin ayrı bir çadırda kaldığını ve kızlarının eşleriyle birlikte başka bölgelere taşındığını söyledi. Bu nedenle ailenin artık nadiren bir araya gelebildiğini belirten kadın, savaş öncesinde paylaşılan hayatın geride kaldığını ifade etti.
NPR’nin Associated Press kaynaklı haberine göre bu yıl dönümü, hayatta olan ve ölen tüm rehinelerin Gazze’den çıkarılmasından sonraki ilk 7 Ekim anması oldu. Buna karşın Gazze’de milyonlarca kişi, ağır hasar görmüş kentler ve yetersiz barınma koşullarıyla mücadele etmeyi sürdürdü. Haberde, ateşkesin ağır çatışmaları durdurmasına rağmen İsrail saldırılarının neredeyse her gün devam ettiği ve nüfusun büyük bölümünün yerinden edilmiş olduğu aktarıldı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, 6 Ekim’de yayımlanan mesajında ateşkesin kalıcı hâle getirilmesini ve insani yardımın geniş ölçekte ulaştırılmasını istedi. Guterres, İsraillilerin 7 Ekim acısını ve Filistinlilerin savaşın ardından yaşadığı yıkımı birlikte anarak, tüm taraflara anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine getirme çağrısı yaptı. Resmî açıklama, yıl dönümünün yalnızca geçmişteki kayıpları değil, ateşkesin geleceğini ve bölgedeki sivillerin güvenliğini de gündeme getirdiğini gösterdi.
Üçüncü yıl dönümünde İsrail’deki törenler, saldırıda öldürülenlerin ve rehinelerin hatırasını yaşatmaya odaklandı. Gazze’deki anlatılar ise yerinden edilme, yıkılan evler ve ailelerin birbirinden kopması etrafında şekillendi. Aynı tarihteki bu iki tablo, 7 Ekim saldırısının bölge üzerindeki uzun süreli insani ve siyasi etkilerinin devam ettiğini ortaya koydu.