BM Genel Kurulu 81. Oturumunda Savaşlar ve Yapay Zekâ Gündemi

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumu, İran ve Ukrayna savaşlarından yapay zekâya, Sudan’dan iklim krizine kadar geniş bir gündemle toplanıyor.

BM Genel Kurulu 81. Oturumunda Savaşlar ve Yapay Zekâ Gündemi
REKLAM ALANI
Yayınlama: 17.09.2026
0
A+
A-

BM Genel Kurulu, 81. oturumunun üst düzey haftasında dünya liderlerini New York’ta bir araya getirmeye hazırlanıyor. Birleşmiş Milletler’in duyurduğu takvime göre üst düzey hafta 18-28 Eylül 2026 arasında yapılacak, liderlerin genel görüşmeleri ise 22-28 Eylül’de düzenlenecek. Genel Kurul kürsüsünde ülkeler kendi önceliklerini anlatırken, kulislerde İran, Ukrayna, İsrail-Filistin hattı, Sudan, yapay zekâ ve iklim başlıkları öne çıkacak.

Oturumun ana teması “Güveni Yeniden Tesis Etmek, Dönüşümü Yönetmek: Herkes İçin Sonuç Üreten Birleşmiş Milletler” olarak belirlendi. Resmî programda sürdürülebilir kalkınma hedefleri, iklim eylemi ve adil dönüşüm, deniz seviyesinin yükselmesi, salgınlara hazırlık, ırkçılıkla mücadele ve nükleer silahların ortadan kaldırılması gibi başlıklar da yer alıyor. Bu çerçeve, liderlerin konuşmalarının yalnızca savaşlarla sınırlı kalmayacağını gösteriyor.

BM Genel Kurulu’nda Kürsü Düzeni ve Konuşma Süreleri

Birleşmiş Milletler 1945’te 51 üyeyle kuruldu ve bugün 193 üyeli bir yapıya ulaştı. Üye olmayan iki gözlemci devlet, Kutsal Makam ve Filistin Devleti, ayrıca gözlemci statüsündeki Avrupa Birliği de Genel Kurul’da söz alabiliyor. 81. oturum, bu geniş katılımlı diplomatik platformun yeni dönem başlangıcına işaret ediyor.

Genel görüşmelerde ilk konuşmayı geleneksel olarak Brezilya yapıyor. Bu uygulamanın, Birleşmiş Milletler’in ilk yıllarında diğer ülkeler kürsüye çıkmakta isteksizken Brezilya’nın öne geçmesine dayandığı belirtiliyor. Ev sahibi ülke olan Amerika Birleşik Devletleri ikinci sırada konuşuyor; sonrasında sıra, devlet başkanlarından başbakanlara, veliaht prenslerden bakanlara ve daha alt düzeydeki heyet başkanlarına uzanan hiyerarşi ile şekilleniyor.

Liderlerden gönüllü olarak 15 dakikalık süreye uymaları isteniyor. Bununla birlikte Genel Kurul tarihindeki konuşmalar her zaman bu sınırda kalmadı. Küba lideri Fidel Castro 1960’ta yaklaşık dört buçuk saat konuştu; Libya lideri Muammer Kaddafi’nin 2009’daki konuşması da bir buçuk saati aştı. Bu örnekler, kürsü süresinin diplomatik bir beklenti olduğunu ancak siyasi mesajın ağırlığına göre esneyebildiğini ortaya koyuyor.

Yapay Zekâ İçin Ortak Güvenlik Kuralları Arayışı

Yapay zekâ, bu yıl Genel Kurul çevresindeki yeni ve hızla büyüyen dosyalardan biri olacak. Teknoloji sektöründeki bazı yöneticiler, giderek güçlenen sistemlerin geliştirilmesine koordineli bir yavaşlama getirilmesi çağrısı yaptı. Bu çağrının arkasındaki temel kaygı, sistemlerin kendi kendini geliştirme kapasitesine ulaşması ve insan denetiminin gerisinde kalabilecek bir yarışın başlaması ihtimali.

Genel Sekreter António Guterres, bu uyarıların göz ardı edilemeyeceğini ve yapay zekânın dünya liderleriyle görüşmelerinde önemli yer tutacağını söyledi. Guterres, teknoloji alanında öncü ülkelerin iletişim kurması ve ortak güvenlik sınırları oluşturması gerektiğini vurguladı. Amaç, ülkelerin denetimsiz bir rekabete sürüklenmesini ve sonunda küresel ölçekte büyük bir felaket yaratabilecek risklerin büyümesini önlemek.

Diplomatların değerlendirmesine göre 15 üyeli Güvenlik Konseyi de hafta içinde yapay zekâyı ele alabilir. Konsey, bu teknolojiye ilişkin ilk toplantısını 2023’te yapmıştı. Böylece yapay zekâ, yalnızca şirketlerin veya bilim insanlarının çalışma alanı olmaktan çıkıp uluslararası barış ve güvenlik tartışmalarının da parçası haline geliyor.

İran Dosyası ve Durgun Diplomasi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın çarşamba günü Genel Kurul’a hitap etmesi planlanıyor. Bu konuşma, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail’in Tahran’la savaşmasının üzerinden yedi ay geçtikten sonra yapılacağı için diplomatik açıdan yakından izlenecek. Ancak Pezeşkiyan’ın New York’a gelip gelemeyeceği, İran heyetinin kaç üyesine vize verileceği ve vizelerin ne zaman çıkacağı konusunda belirsizlik bulunuyor.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve savaşın sona ermesi için arabuluculuk yapmaya çalışan ülkelerin liderleri de aynı hafta Birleşmiş Milletler’de olacak. Buna rağmen durmuş durumdaki diplomatik sürecin kısa sürede sonuç vereceğine ilişkin beklenti zayıf. Diplomatlar, Güvenlik Konseyi’nin Arap liderlerle gayriresmî bir toplantı düzenleyebileceğini ve İran’ın bu görüşmenin merkezindeki konu olacağını belirtiyor.

İran başlığı, genel görüşmelerin yanı sıra ikili temaslarda da geniş yer bulacak. Tahran’ın temsil düzeyi, Washington’ın vize kararları ve savaş sonrası müzakere ihtimali, liderlerin açıklamalarında birbirine bağlı üç ayrı dosya olarak ele alınabilir. Bu nedenle Genel Kurul haftası, yeni bir anlaşma ilanından çok tarafların pozisyonlarını ölçtüğü bir diplomasi alanı görünümünde.

Ukrayna İçin Destek Arayışı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin çarşamba günü konuşarak Kiev’e yönelik uluslararası desteği güçlendirmeye çalışması bekleniyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin üzerinden dört yıldan fazla zaman geçerken Trump savaşın sona ermesi için arabuluculuk yapıyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un cumartesi günü kürsüye çıkması, iki tarafın mesajlarının aynı hafta içinde karşılaştırılmasına imkân verecek.

Güvenlik Konseyi’nde Ukrayna konusunda üst düzey bir toplantı yapılması da bekleniyor. Konsey, Rusya’nın daimi üye ve veto yetkisine sahip olması nedeniyle savaşı sona erdirmeye dönük karar almakta zorlandı. Bu yapısal engel, Genel Kurul’un siyasi destek, insani yardım ve diplomatik baskı bakımından önemini artırıyor; ancak Genel Kurul kararlarının Güvenlik Konseyi kararları gibi bağlayıcı bir uygulama gücü bulunmuyor.

Trump, ikinci başkanlık döneminin başında Ukrayna savaşını bitirmeyi öncelik olarak ilan etmişti. Bu hedefe ilişkin ilerlemenin sınırlı kalması nedeniyle zaman zaman hayal kırıklığı yaşadığı ifade edildi. Trump’ın ay içinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le konuştuğu biliniyor, fakat New York’ta Zelenskiy ile görüşüp görüşmeyeceği o aşamada netleşmiş değildi.

İsrail-Filistin Gündeminde İki Devlet Formülü

Netanyahu’nun gelecek perşembe Genel Kurul’a hitap etmesi planlandı. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Gazze’deki savaşla ilgili savaş suçu ve insanlığa karşı suç iddiaları nedeniyle İsrail başbakanını arananlar listesine aldı; İsrail bu iddiaları reddediyor. New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Netanyahu’nun tutuklanması gerektiğini düşünse de belediye başkanı olarak böyle bir tutuklama için hukuki yetkisinin bulunmadığını söylemişti.

Mamdani, Netanyahu karşıtı protestolara katılmayı planlamadığını ancak New Yorkluların gösteri yapma hakkına saygı duyduğunu belirtti. Bu açıklama, Genel Kurul haftasında diplomatik toplantıların yanı sıra şehir içinde güvenlik ve protesto hazırlıklarının da gündemde olacağını gösteriyor. Birleşmiş Milletler çevresindeki siyasi mesajlar, ev sahibi kentin iç hukuk ve kamu düzeni tartışmalarıyla birlikte izlenecek.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın toplantıya şahsen katılmaması bekleniyor. Washington, İsrail’e yakın müttefik olmasına rağmen Abbas’a yeniden vize vermeyeceğini bildirdi; Abbas’ın geçen yıl olduğu gibi perşembe günü video bağlantısıyla görünmesi olası. Genel Kurul çevresinde iki devletli çözümü desteklemek için üst düzey bir toplantı da planlanıyor, ancak taraflar arasında bu hedefe doğru somut ilerleme beklenmiyor.

Yeni Genel Sekreter İçin İlk Sinyaller

Birleşmiş Milletler, yeni genel sekreteri seçme sürecini başlattı ancak henüz belirgin bir aday öne çıkmadı. António Guterres’in ikinci beş yıllık görevi 31 Aralık 2026’da sona erecek. Bu nedenle liderler, resmî müzakereler başlamadan önce Genel Kurul kulislerinde onun yerine kimin geçebileceğini tartışabilir.

Seçim sürecinde ilk adım Güvenlik Konseyi’nin bir aday üzerinde anlaşarak bu ismi 193 üyeli Genel Kurul’a önermesi. Konseyin beş veto yetkili üyesi Birleşik Krallık, Çin, Fransa, Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri olduğundan, bu beş ülkenin mutabakatı belirleyici olacak. Genel Kurul haftası, adayların kamuoyu önünde açıklanmasından önce ülkelerin tercihlerini yokladığı bir dönem işlevi görebilir.

Sudan ve Kötüleşen İnsani Tablo

Sudan’daki savaş için de Genel Kurul’un kenarında üst düzey bir toplantı yapılması bekleniyor. Çatışma, ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki güç mücadelesinin Nisan 2023’te savaşa dönüşmesiyle başladı. Kriz, 14 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı ve ülkeyi dünyanın en ağır insani krizlerinden biriyle karşı karşıya bıraktı.

Sudan ordusunun komutanı ve devlet başkanı General Abdulfettah el-Burhan’ın perşembe günü Genel Kurul’da konuşması planlanıyor. Burhan, 2019’da uzun süre iktidarda kalan Ömer el-Beşir’in devrilmesinden sonra devletin başındaki isimlerden biri oldu. Onun hitabı, çatışmanın askeri boyutunun yanı sıra yerinden edilen siviller, insani yardım erişimi ve siyasi geçiş sorunlarını da uluslararası gündeme taşıyacak.

İklim ve Çok Taraflı İş Birliği Başlıkları

İklim gündeminde, Paris Anlaşması’yla kabul edilen sanayi öncesi döneme göre 1,5 derece hedefi öne çıkacak. Küçük ada ülkeleri ve iklim değişikliğinden en fazla etkilenen diğer devletler, daha güçlü eylem çağrısını yinelemeye hazırlanıyor. Ağustos ayının, küresel ortalama sıcaklığın Kasım 2025’ten bu yana ilk kez 1,5 dereceyi aştığı ay olması, bu çağrıların arka planındaki verilerden biri.

Birleşmiş Milletler’in 2026 programı, iklim eylemi ve adil dönüşüm için 23 Eylül’de üst düzey bir etkinlik öngörüyor. Deniz seviyesinin yükselmesi, salgınların önlenmesi ve hazırlık, kalkınma hakkı ile ırkçılıkla mücadele toplantıları da haftanın resmî takviminde yer alıyor. Nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılmasına ilişkin üst düzey oturumun 29 Eylül’de yapılması ise genel görüşmeler tamamlandıktan sonraki güvenlik gündemini oluşturacak.

Bu başlıkların ortak noktası, ülkelerin tek başına çözemeyeceği sorunların aynı diplomatik takvimde buluşması. Liderler kürsüde ulusal önceliklerini açıklarken, toplantı odalarında savaşların yayılmasını durdurma, teknolojiyi denetleme, iklim risklerini azaltma ve insani yardımı sürdürme yollarını arayacak. 81. oturumun siyasi ağırlığı, yeni kararların sayısından çok bu farklı dosyalar arasında kurulabilecek temasların kapsamıyla belirlenecek.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.