Riyad Havalimanı’ndaki Husi Saldırılarında Can Kaybı 18’e Çıktı

Riyad’daki King Khalid Havalimanı’na iki gün üst üste düzenlenen saldırılarda can kaybı 18’e yükseldi, yüzlerce kişi yaralandı ve uçuşlar aksadı.

Riyad Havalimanı’ndaki Husi Saldırılarında Can Kaybı 18’e Çıktı
REKLAM ALANI
Yayınlama: 13.10.2026
5
A+
A-

Riyad Havalimanı Saldırıları, Suudi Arabistan’ın başkentindeki sivil hava ulaşımını iki gün içinde ağır biçimde etkiledi. 10 Ekim Cumartesi günü King Khalid Uluslararası Havalimanı’nın iç hatlar için kullanılan 3 ve 4 numaralı terminallerini kapsayan alana bir füze isabet etti; Genel Sivil Havacılık Otoritesi ilk açıklamasında 12 kişinin öldüğünü, 309 kişinin yaralandığını ve bazı yaralıların durumunun ağır olduğunu bildirdi. Sonraki açıklamalarda Cumartesi saldırısındaki can kaybı 13’e, hafta boyunca Riyad havalimanını hedef alan saldırılardaki toplam can kaybı ise 18’e yükseldi.

Havalimanına yönelik saldırıların sorumluluğu ve niteliği konusunda tarafların açıklamaları birbirinden ayrılıyor. Suudi öncülüğündeki koalisyon, saldırıları Yemen’deki İran destekli Husilerin düzenlediğini ve sivil bir tesisi hedef almanın savaş suçu olduğunu savunurken, Husiler Pazar günü önceki saldırıyı üstlendi. Grup, balistik ve seyir füzeleriyle insansız hava araçlarını birlikte kullandığını duyurdu; bu iddianın bütün ayrıntıları bağımsız biçimde doğrulanmadı.

Riyad Havalimanı Saldırıları Ulaşımı ve Güvenliği Sarstı

İlk saldırının ardından King Khalid Havalimanı’ndaki uçuşlar durduruldu, bazı seferler başka merkezlere yönlendirildi ve terminal çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Havaalanının sivil niteliği özellikle vurgulandı; bölgesel yetkililer, füzenin iç hat terminallerinin bulunduğu bir komplekse düştüğünü ve tesis içinde askeri bir bölüm bulunmadığını belirtti. Resmî makamlar, ölenler arasında dört Suudi vatandaşının yanı sıra Bangladeş, Amerika Birleşik Devletleri, Mısır, Ürdün, Suriye, Filistin ve Sudan uyruklu kişilerin bulunduğunu açıkladı.

Pazar günü Terminal 4’ün yolcu bölümüne yeniden bir cisim isabet etti ve yangın çıktı. Bu ikinci saldırıda bir kişi hayatını kaybetti, 11 kişi yaralandı; Suudi hava savunması aynı saatlerde havalimanı çevresinde bir seyir füzesini etkisiz hale getirdiğini bildirdi. Dammam’daki King Fahd Havalimanı yakınlarında da bir cismin düştüğü, pist ve park halindeki uçakların bulunduğu bölgede yangın çıktığı ve güvenlik kontrolleri nedeniyle seferlerde gecikmeler yaşandığı aktarıldı.

Havalimanının kapanması, yalnızca Riyad’a giriş çıkışları değil, bölgedeki hava koridorlarını da etkiledi. Uçuş takip kayıtlarında iptaller ve gecikmeler görülürken, bazı ülkelerin diplomatik temsilcilikleri vatandaşlarına Suudi Arabistan’daki havalimanlarına zorunlu olmadıkça gitmeme uyarısı yaptı. Riyad’daki okullarda yüz yüze eğitime birkaç gün ara verilerek derslerin uzaktan sürdürülmesi kararı da saldırıların şehir yaşamına yansıyan sonuçlarından biri oldu.

Yemen Cephesindeki Tırmanış Riyad’a Taşındı

Saldırılar, Yemen’de Suudi destekli hükümet güçleriyle Husiler arasındaki çatışmaların yeniden genişlediği bir dönemde gerçekleşti. 2022’de büyük ölçüde korunan ateşkesin yaz aylarında bozulmasının ardından Husiler Kızıldeniz kıyısında stratejik alanlar kazandı; Suudi Arabistan ise bu ilerlemeyi geri çevirmek amacıyla Yemen’deki karşı saldırıya hava desteği verdi. Birleşmiş Milletler yetkilileri, Yemen’in yeniden tam ölçekli savaşa sürüklendiğini ve ağustos ayından bu yana 200 binden fazla kişinin yerinden edildiğini bildirdi.

Husilerin Riyad’a ulaşan saldırıları, Yemen’deki kara savaşını Suudi Arabistan’ın havaalanları ve enerji tesisleriyle doğrudan ilişkilendirdi. Grup, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki operasyonlarına ve Sana Havalimanı’na yönelik hava saldırısına misilleme yaptığını söylüyor; Suudi makamları ise saldırıların sivilleri ve kritik altyapıyı hedef aldığını belirtiyor. Bu karşılıklı açıklamalar, saldırıların yalnızca tek bir havaalanıyla sınırlı olmadığını, Kızıldeniz’in güney girişi ile Suudi enerji merkezlerini içine alan daha geniş bir güvenlik zincirinin parçası haline geldiğini gösteriyor.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Washington’un Suudi saldırılarına katılıp katılmayacağını değerlendirdiğini söyledi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bir Amerikan vatandaşının öldüğü saldırıyı kınarken, Birleşik Krallık ve başka ülkeler de seyahat uyarılarını genişletti. Bununla birlikte, ABD’nin doğrudan çatışmaya katılacağına ilişkin kesinleşmiş bir karar açıklanmadı.

Enerji Toplantısı Sürerken Hava Sahası Riski Büyüdü

Riyad’da düzenlenmesi planlanan beş günlük uluslararası enerji toplantısı, havalimanına yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki kongre merkezinde devam etti. Bazı bakanların yüz yüze katılım yerine video bağlantısını tercih etmesi, güvenlik kaygılarının diplomatik programa da yansıdığını ortaya koydu. Suudi Enerji Bakanlığı toplantının sürdüğünü açıklasa da, kentin hava bağlantılarındaki kesintiler ziyaretçilerin dönüş planlarını belirsizleştirdi.

Çatışmanın Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı çevresindeki deniz taşımacılığıyla kesişmesi, havaalanı saldırılarını bölgesel bir ulaştırma sorununun ötesine taşıyor. Kızıldeniz’in Babülmendep geçidi, Körfez’den Avrupa’ya uzanan enerji ve ticaret rotaları için alternatif bir geçiş noktası durumunda; Yemen’deki saldırıların bu hatta yayılması sigorta, sefer planlaması ve enerji fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek saldırıların derhal sona ermesi çağrısı yaptı.

Bilançoda Resmî Rakamlarla Sonraki Güncellemeler Ayrıştı

Riyad’daki ilk saldırı için Suudi sivil havacılık makamının verdiği resmî bilanço 12 ölü ve 309 yaralı oldu; yaralıların bir bölümü hastanelerde tedavi altına alındı ve mülk hasarının boyutunun incelendiği bildirildi. Daha sonraki uluslararası güncellemelerde Cumartesi saldırısındaki ölü sayısı, yaralanan bir kişinin yaşamını yitirmesiyle 13 olarak verildi. Pazar günkü yeni saldırıda bir kişinin daha ölmesi, hafta toplamının 18’e çıkmasına yol açtı.

Yemen’in başkenti Sana’da düzenlendiği bildirilen karşı hava saldırıları ve sivil kayıplar hakkında ise tarafların açıklamaları çelişiyor. Husilere bağlı kurumlar bazı bölgelerin vurulduğunu duyurdu, ancak bu iddialar bağımsız olarak doğrulanmadı; bu nedenle Riyad saldırılarının kesinleşmiş bilançosuyla karşı saldırılara ilişkin iddiaları birbirine karıştırmamak gerekiyor. Kesinleşen tablo, Suudi Arabistan’ın ana havalimanlarından birinin art arda hedef alındığı, uçuşların durduğu ve çatışmanın bölgesel sivil güvenlik riskini büyüttüğü yönünde.

Saldırıların seyri, hava savunmasının her füzeyi engelleyemediği yönündeki tartışmayı da büyüttü. Bölgesel yetkililer, Riyad’a ulaşan araçların Yemen’den bin kilometreden uzun bir mesafe kat ettiğini ve ilk saldırıda kamuya önceden uyarı verilmediğini söyledi; bu bilgiler, savunma sistemlerinin nasıl çalıştığına ilişkin incelemenin sürdüğünü gösteriyor. Suudi makamları operasyonları ve güvenlik taramalarını tamamlamadan uçuşların tam kapasiteye dönmeyeceğini bildirdi.

Husilerin pazar günü yayımladığı açıklamalar, Suudi havaalanlarının yanı sıra Dammam’daki tesisleri ve enerji şirketine ait iki noktayı da hedef aldıklarını ileri sürdü. Enerji şirketi ve Suudi hükümetinin medya birimi bu iddialara hemen ayrıntılı yanıt vermedi; Dammam’daki olayda uçaktaki yolcuların kapıya geri döndüğü ve uçuşlarda gecikme yaşandığına ilişkin görgü tanığı anlatımı ise hava trafiğindeki riskin tek bir terminalle sınırlı olmadığını ortaya koydu.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.